loading.gif
mobile-banner-bg

“Türkiye’yi, küresel bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız”

“Türkiye’yi, küresel bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız”
24 Nisan 2026 - Cuma

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, konuşmasında toplantı vesilesiyle katılımcılarla bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Toplantının ve burada alınacak kararların Türkiye ekonomisi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

“ATEŞKESİN KALICI HÂLE GELMESİ VE ADİL BARIŞA GİDEN YOLUN AÇILMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ”

Bölgenin ve dünya ekonomisinin son dönemin en sarsıntılı ve en belirsiz günlerini yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle konuştu: "İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes, bir taraftan günaşırı değişen atmosferi takip ederken diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi, enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte, ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde 100 emin olamıyor. İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz."

Kendisi ile Kabine üyelerinin bu konuda görüşmelerini sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerle iş birliği içinde çabalamaya devam edeceklerinin altını çizdi.

“TÜRKİYE, İSTİKRAR ADASI OLDUĞUNU BİR KERE DAHA TEYİT VE TESCİL ETMİŞTİR”

"Artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir" değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir. Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı hâline getirmiştir. Yıllardır Türkiye'yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Bu minvalde, rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz. Türkiye’yi, küresel bir cazibe merkezi hâline getirmekte kararlıyız” dedi.

“YAKINDA MECLİSE SUNACAĞIMIZ KAPSAMLI DÜZENLEMEYLE ÜLKEMİZİN ÇEKİM GÜCÜNÜ ÇOK DAHA İLERİ TAŞIYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, yakında Meclise sunacakları kapsamlı düzenlemeyle Türkiye'nin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacaklarını kaydetti.

İstanbul Finans Merkezi'nin çalışmalarına 2009 yılında başladıklarını, burada küresel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz. Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50'lik indirim oranını yüzde 100'e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız" diye konuştu.

Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yaydıklarını dile getiren Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şunları kaydetti: "İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Bir diğer önceliğimiz küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye'den yürüterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100'ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95'i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz."

“YATIRIM SÜREÇLERİNİN SADELEŞTİRİLDİĞİ HIZLI VE DİJİTAL DESTEKLİ YATIRIMCI DOSTU BİR YAPI KURUYORUZ”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bir başka önemli adımın da büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülmesi olduğuna işaret ederek, "Tek Durak Büro. Bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer Tek Durak Büro'da görev yapacak. Bu yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden İŞKUR süreçlerine, arazi, teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek" ifadelerini kullandı.

İhracata verdikleri önemi vurgulayan Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Hükûmetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca, yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9'a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14'e çekiyoruz."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ihracat kadar kritik olan bir diğer konunun da ülkeye döviz kazandırıcı teşvikler olduğunu kaydederek, "Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var. Şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri hâlinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye'de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke için gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye'de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde 1 olarak uygulayacağız" açıklamasında bulundu.

“TERMİNAL İSTANBUL PROJESİ'NİN İLK AŞAMASINI DEVREYE ALARAK GÜÇLÜ BİR GİRİŞİMCİLİK ALTYAPISI OLUŞTURUYORUZ”

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye'ye getirilmesine imkân sağlıyoruz. Bunların şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.

İstikbalin teminatı olan gençlerin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Dünya, yapay zekânın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz. Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının yüzde 80'inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkân sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: "Atacağımız bir diğer stratejik adım, Türkiye'yi startup ve girişim sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir. Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hâle getiriyoruz. Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Ayrıca, Terminal İstanbul Projesi'nin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz. Son olarak ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz. Yatırım kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum."

“BUGÜN BÖLGESİNDE VE DÜNYADA YILDIZI GİDEREK PARLAYAN BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ VAR”

Genel çerçevesini çizdikleri hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını ekonomi yönetiminin iş dünyası ve yatırımcılarla paylaşacağını, ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmaların başlayacağını belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Allah'ın izniyle Türkiye'nin önü de ufku da yolu da açıktır. Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Küresel ekonomiyi etkileyen fırtınaların, esintilerin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Fakat öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur" dedi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, son 23 yılda küresel ve bölgesel krizlerden alınlarının akıyla çıktıklarını, darbe girişimleri dâhil nice badirenin üstesinden başarıyla geldiklerini ve tüm karamsar senaryolara, karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye ulaştıklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu küresel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor. Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomisiyle savunma sanayiiyle askerî kapasitesiyle ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla beşeri sermayesi ve diplomatik imkânlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var. Bugün, sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi millî politikalarını uygulayan itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var. İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız, daha iyi yerlere geleceğiz. 23 yıllık emeğimizin, 23 yıllık mücadelemizin meyvelerini bundan sonra daha fazla toplayacağız."

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, aldıkları kararların ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyerek, emeği geçenleri tebrik etti.